PAZARA MI GİDELİM CAMİYE Mİ?
İşlerimizden dolayı köyümüze çok az gidiyoruz. Her sene köyüme gittiğimde bir şeyler eksiliyor. Camideki ön saf da duran büyük dedelerimiz şimdi yoklar, o zamanlar bizler çocuklar olarak en arka safda durur, duayı beklemeden camiden kaçardık, şimdi ikinci sıraya düşmüşüz, konu camiden açılmışken yıllardır babam ve benim çabasını verdiğim bir konuyu tekrar dile getireyim:
Yeniergen Sarapdal Mahallesinde Cuma günleri kurulan pazarın cumartesi veya başka bir güne kaydırılması için Kumru Belediye Başkanımızla 2009 yılında birebir telefonla görüştüm, konu bizim dışımızda kaymakamlığa başvurun dedi, kaymakamlığa yine telefonla ve faxla başvuru yaptım, sağolsun kaymakam beyimiz ilgilenmiş, köy muhtarlarını çağırmış bana yazılı bir cevap gelmedi ama babamı gören muhtarlar, büyüklerimiz, ‘seni oğlan ne yapmaya çalışıyor’ böyle böyle yapmış diyorlarmış. Tabi hoşuna giden de olmuş, rahatsız olanda olmuş. Bende bunun kısaca özetleyim. Yani ne yapmaya çalıştığımı…
Sarapdal mahallesine yakın birçok köyümüz var. Yemişken, Esence, Çokdeğirmen,Eskiergen ve Köyümüz Yeniergen gibi. Şimdi bu köylerimizde Zaten namaza gelen yok, camilerde iki kişi üç kişi var, Cuma günleri de Sarapdal da kurulan pazardan dolayı köyü terk ediyorlar. Cuma günleri de bitmiş oldu. Tabi herkesin namazı kendine, kılan var kılmayanda ama eskiden Cuma günlerinde namaz kılan camiye girer kılar, kılmayan avluda oturur bekler, Cuma çıkışlarında herkes birbirini görür, muhabbet ederdik. Peki, şimdi ne oldu, köyde kim yaşıyoruz bilmiyoruz, ölü gibi derler ya, o dereceye geldi. Peki, bunu kimse görmüyor mu, imamlar olsun muhtarlar olsun, köylünün birlik beraberliğini korumak için o görevleri yapmıyorlar mı? Bende bu münasebetle, sadece manevi değerlerimizi korumak için değil, toplum olduğumuzu, bir köylü olduğumuzu, birlikteliğimiz korumak gerektiğini düşündüğüm için Sarapdal’ın haftasını Cumartesi gününe kaydırılsın istedim. Şimdi bazıları diyecekler ki Sarapdal’a 1000 kişilik cami yapıldı, o gün bütün köylüler oraya geliyor orda görüşürler diyecekler. Hiç de öyle değil, Sarapdal da bakkaldan fazla kahvehane var, orda milletin hanımları pazarda alış veriş yapana kadar beylerde kumarın gözüne vuruyorlar, hatta tek olarak pazara elinde liste ile pazara gidip, kahveden kafasını kaldıramadığı için eve akşam çürük domateslerle dönen var. Birde o 1000 kişilik camide 400 kişi oluyor olmuyor, oda orda pazar kurulduğu için, birde beni camide görsünler diyenler de var tabi.
Peki, Cuma günleri az ya da fazla cemaatle namazını kendi köyünde kılsa da, kendi köyünün camiside maddi manevi destekte bulunsa olmaz mı? Hoca efendiler hutbede her ne kadar uzun kelamı yasak olsa da, o hafta ne olmuş ve ondan sonraki hafta ne olacaksa, hutbede kısaca halka bildiriyor. Örneğin haftaya Cafer oğlu Ahmet’in düğünü var deniliyor, şu köylü komşumuzun cenazesi var deniliyor, köyde bir olay olmuş, ihtiyar heyeti olarak cumadan sonra gidip bakalım diyorlar.
Tabi birlik beraberlik sadece Cuma namazını bir kılmakla olmuyor, yalnız bu bir başlangıç olsun güzel olmaz mı? Zaten Pazarı bahane kimse edemez, köylerde kapıya kadar pazarcılar geziyor, Kahvehane de bahane de edemezler çünkü birçok yer var köy evi gibi yer yapılacak yerler. Köylünün yeri kendi köyüdür. Artık yollar güzel, teknolji var, bir eksik olursa arkadaşına bir telefon açarsın, köy minibüsleri ile evine kadar bile getirir.
Ben yerel yönetimlerimizden, muhtarlarımızdan, sayın kaymakamımızdan bir kez daha rica ediyorum. Gelin şu pazarı Cuma gün değil de Cumartesi yapalım. Hepimizin birlik beraberliğe ihtiyacı var…