Anadolu’da bir tabir var. ‘’Eceli gelen köpek cami duvarına işer!’’diye.
İsrail’in ‘’Rotamız Filistin, Yükümüz İnsani Yardım’’kampanyası kapsamında, Gazze’ye doğru giden gemilere ve gemide bulunan insanlara yaptığı insanlık dışı muamele, bizdeki bu deyimle bire bir örtüşmektedir.
İsrail, amansız bir tutkuyla, kendisine vaat edilen feci akıbete doğru hızla ilerlemektedir.
Vakti gelince kendi ayaklarıyla ölüm vaadine koşmak! Demek yazgı böyle bir şey!
İlahi yasa da böyledir. Bir kavim yok edilmeyi hak ettiğinde, Yüce Allah o kavmin başına basiretsiz idarecileri musallat eder.
İsra Suresi 16.ncı Ayeti Kerimesinde Yüce Allah şöyle buyurur.
‘’Biz bir memleketi helak etmek istediğimizde, onun refah içinde yaşayan şımarık elebaşlarına –itaati- emrederiz de onlar orada kötülük işlerler. Böylece o memleket hakkındaki hükmümüz gerçekleşir de oranın altını üstüne getiririz.
İsrail, abisi Amerika’dan aldığı destekle, köpek gibi herkese hırlıyor, önüne geleni ısırıyordu. Bunu da ben yaptım oldu mantığıyla yapıyordu.
Artık İsrail’in azgın, sorumsuz, uluslar arası himaye gören fino köpekleri yapmaması gereken bir şeyi yaptı. Cami duvarına işedi. Bir anlamda eceline susamış oldu.
Cami duvarına işeyerek bu coğrafyanın uyuyan devini, Türkiye’yi uyandırdı.
Hiçbir ikazı dinlemeyen, Dünya’yı takmayan İsrail’in akıbetini birde Peygamberimizden dinleyelim.
Peygamberimiz, Hadis-i Şeriflerinde,
‘’Öyle ki Yahudiler taşların ve ağaçların arkasına saklanacak ama ağaç ve taş dile gelerek, Ya Müslim! Ey Allah kulu! Gel, bak benim arkamda Yahudi var, buraya gizlendi, benim arkamda, gel onu cezalandır, diyecek. Sadece ‘’gargaf’’ ağacı söylemeyecek. Çünkü o Yahudi ağacıdır’’ buyuruyor [Müslim, Kitab-ul Fiten, H. 2239]
Yahudiler başına gelecekleri bildikleri için, İsrail’de en çok gargaf ağacı dikmektedirler.
Filistinli kardeşlerimiz, deniz yarılması olayında olduğu gibi selamete kavuşacaklardır. İsrail’de huyunu kaptıkları, yolundan gittikleri Firavun ve ordusu gibi ilahi azaba uğrayacaklardır.
Hatırlanacağı gibi, Peygamber Efendimizin Risaletinin yedinci yılında, Müslümanlara her türlü ambargo uygulanmış, dayanılması güç işkenceler yapılmıştı. Sonun da sabırla hareket edenler ve küfre boyun eğmeyenler zafere ulaşmış, direnişin sonu zafer olmuştu.
Yüce Allah,
‘’İnanıyorsanız üstünsünüz’’ buyuruyor.[Ali İmran 139]
Efendimizin ‘’Sizin hayır gördüğünüz şeylerde şer, şer gördüğünüz şeylerde hayır olabilir’’ Hadis-i Şerifini unutmamamız lazım.
Burada Cennet mekân Abdülhamit Hanı hatırlamamak olmaz. Onun, Yahudilere Filistin’de toprak vermeyerek ne kadar ileri görüşlü ve siyasi dehaya sahip olduğunu tarih bizlere gösterdi.
Bizlere düşen dua, sabır ve vahdet!
Yusuf’u kuyuya atanların hesabını tersine çeviren Rabbimize hamd etmek.
İyya kenağbüdü ve iyya kenestaiyn.
Hasbünallahi ve niğmel vekil, ve niğmel Mevla niğmel masiyr.
Selam ve dua ile.