Bu Pazar anneler günü.
Batı kutsal değerleri bir güne sıkıştırmayı gelenek haline getirdi ya.
Sevgililer günü.
Dünya kadınlar günü.
Anneler günü.
Babalar günü. Uzayıp gidiyor.
Kutsal değerleri bir güne sığdırmak buna derler sanırım.
Bizler batı gibi, 1905 yılında annesini kaybeden, Anna Jarvis’ ten sonra annelerimize özel gün biçmedik.
Onlar Hz Âdem babamız ve Hz Havva anamızdan beri bizim için kutsaldılar.
Bizim dinimiz de, örfümüz de, geleneklerimiz de annenin yeri başkadır.
Günlere, aylara, yıllara, ömre sığmayacağı gibi, bu dünyaya da sığmamaktadır.
Cennete girmenin koşulu bile, anneye ve babaya hürmetten geçmektedir.
Yüce yaratıcı,
Hizmette bırakınız en ufak bir kusuru, her ikisi senin yanında ihtiyarlığa ererse, onlara ‘’öff’’ bile deme buyurmuştur.1
Allah Resulü [s.a.v] ,
Allah rızasının ve ebedi Cennetin ana- baba rızasından geçtiğini bildirmiştir.
3 defa burnu yerde sürünsün dediğin de. Ashap,
Kimin ya Resulüllah deyince?
‘’Ana- babasının ihtiyarlığına kavuşup ta, onlara iyi muamele etmeyip, bu yüzden Cennete giremeyen kimsenin ‘’ buyurmuştur.2
En fazla hürmete üç defa anan cevabını veren Resulüllah, dördüncüde de baban cevabını vermiştir.3
En kutsal değerimizin bile, annelerin ayaklarının altında olduğu bir dinin mensubuyuz.
Ebul Hasan-i [k.s] şöyle anlatır.
İki kardeş vardır. Bu iki kardeşinde bakıma muhtaç anneleri vardır. Biri gece ibadet ederken, diğeri annesine bakmaktadır.
Sırayla her gece bu böyle devam eder..Ve bir gece ibadet eden kardeş secdede uyur. Bir rüya görmüştür.
Annene bakan kardeşini affettik. Senide kardeşinin hürmetine affettik diye rüya görür.
Genç,
Nasıl olur. İbadet eden benim. Kardeşim anneme hizmet ediyor. Beni onun yaptığı amel yüzünden affediyorsunuz diye seslenince.
Ses ona,
Evet, senin yaptığın ibadete bizim hiç ihtiyacımız yok. Fakat, annenin kardeşine ihtiyacı var, denmiştir.4
Anne ye hizmet böyledir.
Anne sevgisinin mükâfatı budur.
Veysel Karâni Hz leri.
Fakirdir.
Çobandır.
Garip annesine bakmaktadır.
Annesi hastadır.
Ama gönlü Allah Resulünün aşkıyla yanıp tutuşmaktadır.
Annesinden izin alır.
Resulüllah’ı evine kadar gidip görecektir.
Günlerce aç susuz yol kat etmiştir.
Resulüllah’ın evine varmıştır. Kapıyı çalar Allah Resulü evde yoktur.
Başka yerde olduğu söylenmiştir. O da, ben annemden buraya kadar müsaade aldım. Resulüllah’a selam söyle der.
Geri döner.
Ne büyük bir anne sevgisi Ya Rabbi!
Resulü Ekrem [s.a.v] Veysel Kârani Hz lerine, anne sevgisinin mükâfatını olarak hırkasını göndermiştir.
Resulüllah’a sevgisini de, annesine sevgisini de göstermiştir çünkü.
Dünyaya gelmeye hazırlanan bir bebek Rabbine sorar.
Allah’ım. Beni yarın dünyaya göndereceğini söylediler. Ben küçüğüm, orada nasıl yaşayacağım.
Tüm melekler arasında senin için bir tanesini seçtim, sana o bakacak.
Seni karşılayan meleğin sana gülümseyecek, sana ninniler söyleyecek.
Peki Allah’ım.
İnsanlar bana bir şeyler söyleyecek, ben onların dillerini bile bilmem.
Meleğin sana duyabileceğin en güzel şeyleri söyleyecek. En güzel dilleri öğretecek.
Peki Allah’ım.
Ben seninle konuşmak istersem ne yapacağım.
Meleğin sana ellerini açacak, sana dua etmesini de öğretecek.
Dünyada kötü adamların olduğunu da duydum. Beni kim koruyacak.
Meleğin koruyacak. Her ne pahasına da olsa!
Peki Allah’ım.
Ben seni bir daha nasıl göreceğim. Seni göremeyeceğim için çok üzülürüm.
Meleğin sana beni öğretecek. Bana gelmenin yollarını gösterecek.
O sırada Cennette bir sessizlik olur.
Bebek gitmek üzere olduğunu anlar ve son bir soru sorar.
Allah’ım.
Eğer şimdi gitmek üzereysem.
Meleğimin adını söyler misin?
Meleğin adının önemi yok.
Sen meleğini ANNE diye çağıracaksın.
MELEGİN ANNENDİR.
ANNE…….ANNE…….
1-İsrâ 23
2-Müslim Tirmizi c 5 s 4
3-Müslim c 5
4-İhyâu-ulumid-din c 4