Mehmet Akif, bu milletin sesi olmuştur. Ömrünü milletinin hürriyeti için adamıştır.
Bu millet,Süleyman Çelebiyi Mevlidinden dolayı hatırlamış, Yunus Emre' yi İlahilerinden dolayı sevmiş, Mustafa Itrı'yi, bestelediği Tekbiriyle anmıştır.
Mehmet Akif'ide İSTİKLAL MARŞI'yla bağrına basmıştır....Çanakkale Şehitleri anıldığında Akif'in şiirleri akla gelir. Milli mücadelemiz, Mehmet Akif'in coskusuyla, kürsülerde dillendirdiği vaazlarıyla ve şiirleriyle hafızalarda canlanır.
Akif'in hayatı ibreti şayandır
Küçük yaşta babasını kaybetmiş.
Çocukken evi yanmış.
Fakru- zaruret içinde bir hayat yaşamıştır.
Buna rağmen, dünyalık önünde asla eğilmemiştir.
İstiklal Marşına karşılık verilen ödülü, devletine geri vermiştir. Vatan için harcansın demiştir.
Odasında oturduğu tek kilimi bile, fakirlere vermekten çekinmemiştir.
Kuru Fasulye ve bulgur aşı yedikten sonra, gavura boyun eğmem demiştir. Ve zalime olanca idrakiyle haykırmıştır.
Öldüğü zaman başlıca serveti,
Üzerinde çıkartılan bir elbise!
Yeni bir şapka!
Bir mavzer tüfeği!
İstiklal madalyası!
Ve bir iki parası çıkmıştır yastık altından.
Hz peygamberi, kendine örnek edinen insandan başka ne çıkabilir ki. Keşke Akif'in bu soylu davranışı, çağımız insanına örnek olsa.
Mehmetçik canı ve kanı pahasına vatanı savunuyorken, Akif'de kalemiyle vatanı koruyordu.
Cami kürsülerinde vaazlar edip, vatan millet ruhunu aşılıyordu.
Şiirleriyle askeri zaferleri perçinliyordu.
İnsanları milli mücadeleye çağırıyordu.
Mehmet Akif, bu milleti ^^Tek dişi kalmış canavar ^^ ın elinden kurtarma gayretindeydi.
Köse İmamın,
^^Bizi kim kurtaracak, var mı böyle bir nesil^^? Sorusuna, AKİF'in cevabı.
^^ASIM 'ın nesli^^olmuştur.
Kim ASIM?
Akif neden bu nesle önem vermiştir.
ASIM, maddi ve mana yapısıyla Türk gencinin yapısıydı.
Akif'in memleketi kurtaracağına inandığı ASIM nesli.
Aslanlar gibi cepheden cepheye koşan.
Aç.
Susuz.
Çıplak ayaklarıyla.
Dur durak bilmeyen.
Baş açık, Sina çöllerini aşan!
Yalınayak Kafkaslara tırmanan nesildi.
Bu neslin kahramanlıkları, anlatmakla bitmez.
Yedi düvel bir olup, Çanakkale önüne geldiklerinde, karşılarında bu nesli buldular.
Öldürücü silahlar,
Tipi halinde bu neslin, ^^ kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el ve ayağını^^dört bir yana savurduğu halde bu nesil ölümden ürkmedi.
Ölüme kanmadı.
Güle oynaya vatan için, şehadet şerbetini içti.
Fakat namusunu çiğnetmedi.
AKİF 'in şiirinde övünüşü gibi.
ASIMIN NESLİ DİYORDUM YA, NESİLMİŞ GERÇEK,
İŞTE ÇİĞNETMEDİ NAMUSUNU, ÇİĞNETMEYECEK.