Metin PİLE Yazıları - ON BEŞ TATİL MOLASI / Metin PİLE - KUMRU KÜLTÜR VE TANITIM SİTESİ
ON BEŞ TATİL MOLASI / Metin PİLE
Yazı
Boyutu
Tarih : 22.01.2010 - 02:36:37
Ölüm meleği ile yolumuz kesişmeden bir an olsun on beş tatil molasını versek, orada soluklansak, terlerimizi silsek, elimize karnemiz verilmeden ara karnemize biz göz atsak ne kaybederiz.
ON BEŞ TATİL MOLASI
Bugün 22 Ocak 2010 On beş tatil diye adlandırılan sömestre tatilinin başlangıcı. Bugün öğrenciler sevinçli. 2009-2010 öğrenim yılı (iyi veya kötü) 1. yarıyılı bitmiş bulunmakta. Öğrencilerin bir kısmı bu yarıyılı başarı ile, zafer ile tamamlarken, bir kısmı da kırıklar ile, üzüntü ile tamamladı.
On beş tatili, başarı ile tamamlayanlar için, finişe varıncaya kadar başarılarını elde tutmak için, yenilenme teçhizatlarını tamamlama, dinlenme, plan yapma diye nitelendirirken, kırıklar ile üzüntü içinde tamamlayanlar için ise, dinlenme ve istirahatın yanında ilk dönemi gözden geçirme eksikleri tamamlama, 2. öğretim yılına daha dinç ve dinamik olarak girme için bir soluklanma, bir mola yerine geçmektedir.
Bizimde mücadeleler dolu yaşantımızda bir on beş tatile, bir molaya ihtiyacımız yok mu? On beş derken, gün sayısı olarak on beş olmayabilir. Belki bizim için On beş bir gün, belki bir saat belki de bir dakika mesafesinde olabilir. Verilen bu mola ve dinlenme esnasında, Yüce kitabımız Kuran-ı Kerim de bize emredildiği gibi “düşünmek”, nerden geldiğimizi, nereye gittiğimizi, kim olduğumuzu düşünmek. Bu dünya ya niçin gönderildiğimizi, sonumuzun ne olacağını düşünmek.Bu soruları telepati yolu ile kendimize sorsak acaba ne cevaplar alırız.
Hepimiz belli bir düzeyde bir yaşam standardı elde etmişiz. Kriz var diyoruz. Geçim sıkıntısından bahsediyoruz. Ama hiç birimiz elde etmiş olduğumuz standartlardan fedakârlık etmiyoruz. Ha bire lüks yaşantı ivmemizi yukarı doğru taşımak için, hayatın içinde çırpınıp duruyoruz. Bu çırpınışlar içerisinde kendimizden, çevremizden ve öz benliğimizden neler kaybediliyoruz. Geriye bir lahza olsun bakıp, bunları görebiliyor muyuz?
Baş döndürücü hızla giden dünyamızı bir an olsun, dinlenme istasyonunda durdurmaya, soluklandırmaya ne dersiniz.Belki bu sayede kırıklarımızı, zayıf noktalarımızı tespit eder, eksiklerimizi giderir, bundan sonraki hayat mücadelemizde, ayaklarımızı yere daha sağlam basabiliriz.
Ölüm meleği ile yolumuz kesişmeden bir an olsun “on beş tatil” molasını versek, orada soluklansak, terlerimizi silsek, elimize karnemiz verilmeden ara karnemize biz göz atsak ne kaybederiz.
Ne mutlu, nefsi sorguya çekilmeden, kendini sorguya çekenlere. Ne mutlu Aslını, asaleti unutmadan dinine, vatanına, milletine ve bayrağına hizmet edenlere.