Senden ayrılalı aylar oldu. Hasretin bazen dayanılmaz bir hal alıyor. Çatlak toprağın imdadına yetişen yağmurlar gibi Allah’a ettiğimiz dualar, hasretinden kor düşen sinelerimizi biraz olsun serinletiyor. Seni çok özledik ama vatan uğruna, bayrak uğruna ötelere gitmen dilimi bağlıyor. Rahmeti rahmanın emrine teslim oluyorum. Şimdi sen çok uzaklardasın, ama aslında yakınımızda hatta içimizdesin.
Ilık bir bahar günü, elinde bavulun heyecandan kıpır kıpır eden yüreğinle birazda gururla gidiyordun. Ardından sensizliğin gözyaşı akıyordu. Sen gidiyordun ardına bakmadan. Ardına bakmayı mertliğe sığdıramıyordun. Şimdiden hasret kokan gözyaşlarını içine akıtıyordun belki de. Seni, sen giderken özlüyorduk.
Gidiyordun….
Tatlı bir hüzün sarmıştı bedenleri. Tatlı buruk bir gülümseme vardı gül yüzünde. Gel teskere şarkısını mırıldanıyordun belki.
Sen gidiyordun. Çünkü vatan görev bekliyordu. Vatan borcu namus borcu derdin. Sert adımlarla, dim dik ateş parçası gibi düşmüştün yollara.
Usta birliğin doğuya çıktı dediklerinde içimdeki kor alevlenmiş, yangın yerine dönmüştü yüreğim. Gündüzleri ağlayamadım, asker anası ağlamaz dediler. Geceleri ise sel gibi akıttığım gözyaşları dindirememişti içimdeki alevleri.
İzne geldiğinde çehrendeki parlaklığı anlayamamıştım. Şimdi içimdeki kordan anlıyorum bu senin şahadet nurundu. Ayrılırken sana sarıldığımda üzerime sinen gül kokun hala genzimi yakmakta Mehmet ‘im.
Sen gidiyordun, yüreğim ökseye yakalanmış bir kuş gibi çırpınırken, ruhaniler sana selam durmuşlar seni seyrediyorlardı. Bahar yeli ılık ılık eserken, selam getiriyordu sana ötelerden.
Ve sen gittin
Hasret çekmekte gönüller
Yanan sinelerin dumanı özlem kokmakta
Vuslatı beklerken
Ayrılık düştü bahta
Çalmaz gönül telleri mızrapsız
Kalpler buruk, dizler dermansız
Damarlarda yanan hasret alevi
Yaktı da içimi
Kor ateşi söndüremeye kimsenin gücü yetmedi.
Tatlı bir gülümseme ile çıktığın evimize, bayrağımızın kucağında geldin. Ay yıldız seni saklamıştı kolları arasında. Toprağa akıttığın kanının kırmızısından daha da koyulaşmıştı al bayrağımız. Şehitler yıkanmadan defnedilir ama ben gözyaşlarımla yıkıyorum seni, kefeninden süzülüp tenini okşayan sıcak gözyaşlarımla.
Biliyorum, üzülmemi hiç istemezdin benim. Şimdi bizi seyrediyorsun, bir zamanlar seni yol eden ruhanilerle beraber. Dayanmaya çalışıyorum ayrılığın acısına içimi yakan kor acıya. Ağlamayacağım artık. Ben şehit anasıyım, bana ağlamak yakışmaz.
Selam olsun vatan için bayrak için bu topraklara dökülen bedenlere. Selam olsun evladı şahadet mertebesine uğurlayan annelere. Selam ve dua ile….